Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır... Kahve Çekirdeği, Kahve Değirmeni, Cezve, Fincan, Fincan zarfı, Mangal, Köz ateşi gibi aksesuarlarıyla çeşitli çağrışımlara açık bir içecektir kahve.
Hatta denir ki; "Kahvaltı" sözcüğ, bir zamanlar, tiryakilerin bir an önce kahvelerini yudumlayabilmeleri için atıştıdıkları öğün için kullanılan "Kahvealtı" deyişinden türemiştir.
                                                  Kahve Hakkında
Adeta "büyülü" bir içecek. Ne yaz dinler ne kış, içimizi ısıtan, yeri geldiğinde serinleten... Japon çay geleneği, İngiliz "5 çayı", Rus çayı, Seylan çayı, Türk çay tiryakiliği ve kahvaltı arkadaşlığı.
Efsanelere dayanan geçmişi boyunca, ülkeden ülkeye değişen adetleri, renkli aksesuarları ile uğradığı her dudakta bir iz bırakan "tavşan kanı"...
                                                                   Çaya dair birşeyler
Önce saygı ister sonra sevgi. Sonra, elbette mezeleri, sohbeti ve de keyfe göre inceden bir müzik...
Bilenler der ki; "Rakı haysiyetli bir içkidir. Huyunu bilip ona göre davranmak gerek. Rakıya suyu ilave ettikten sonra biraz bekleyin. Tabiatları farklı olan bu iki sıvıya birbiriyle tanışma ve kaynaşma fırsatı verin"
                                                    Aslan Sütü...
Ayaküstü fındık-fıstık ve bira, midye dolma - midye tave - kokoreç ve bira, sıcak yaz günlerinin serinleticisi, ilk aşk heyecanlarının teskin edicisi, yorgun gün sonlarının eşlikçisi, yemeklerden önce - yemeklerden sonra, şişeden - kutudan - şişko ya da ince bardaktan, köpüklü ya da köpüksüz...
Ama nasıl ve nerede içilirse içilsin, mutalaka dozunda ve ayarında...
                                                              Bira deyip geçmeyin...
Binlerce yıllık bir geçmiş, üzümüne, fıçısına, o mevsim hava koşullarına ve karışımlarına göre değişen farklı aromasıyla zengin bir içecek kültürü. Farklı ebatlarda zarif kadehleri, beyazı - kırmızısı - köpüklüsü - meyvelisi...


                                                                   Şarabın vatanı